Karar No 3: TCMB Reeskont Kredileri

Bismillahirrahmanirrahim

TKBB DANIŞMA KURULU KARARI

KARAR TARİHİ : 02.11.2018
KARAR NO : 3
KARAR KONUSU : TCMB Reeskont Kredileri

İLGİ

Talep Tarihi : 31.07.2018
Talep No : 3
Talep Konusu : TCMB Reeskont Kredileri
Talep Sahibi : TKBB- Dış Ticaret – Kambiyo ve Ürün Geliştirme Çalışma Komiteleri

TALEP ÖZETİ:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Reeskont Kredileri (Sevk Öncesi/Sonrası İhracat ve Döviz Kazandırıcı Hizmetler): TCMB reeskont kredisi, ihracatçı firmalar için kullandırılan ve kullandırılırken bir kefalet karşılığı olarak senet istenilen bir kredidir. Bu finansman yöntemiyle EUR sıfır kar oranıyla, USD ise 6 aylık LIBOR ile kullandırılmaktadır. TCMB’nin bankalar aracılığıyla ihracatçılara kullandırdığı «Reeskont Kredileri»nde mevduat bankalarına sağladığı imkanı katılım bankalarının müşterilerine de sunabilmesi amacıyla “İhracat ve Döviz kazandırıcı Hizmetler Reeskont Kredisi Uygulama Talimatı (Bankalar)” adlı düzenlemede faizsizlik prensiplerine uygun olacak şekilde değişiklik yapılması gerekmektedir. TCMB Reeskont Kredileri kullandırım kolaylığı katılım bankalarına ve katılım bankası müşterilerine sunulmuş olduğunda, katılım bankaları daha adil ve eşit rekabet şartlarıyla piyasada yer almış olacaklar, faizli işlem yapmayan müşteriler de mahrum oldukları bu imkandan istifade etmiş olacaklardır.

TCMB, ihracatı teşvik amacıyla, yurt dışına mal ihraç eden üreticilere bankalar aracılığıyla düşük oranlı reeskont kredisi vermektedir. Kurum, TCMB ile anlaşma yaparak söz konusu kredileri TCMB’nin vekili olarak alıp, murabaha yoluyla müşterilerine kullandırmak istemektedir. İşlem süreçleri şu şekilde olacaktır:

  1. Müşteri, katılım bankasına reeskont kredisi kullanma başvurusu ile gelir.
  2. Katılım bankası, TCMB’ye başvuruyu iletir.
  3. TCMB’nin onayından sonra müşteriden teminat senedi alınır ve katılım bankası tarafından kefil olunarak senet katılım bankasında muhafaza edilir. (Senet miktarı: anapara + kar payı tutarı)
  4. Müşteri katılım bankasını kefil gösterir. (Bu durum, TCMB ile yapılan protokolde de belirtilir)
  5. TCMB’den gelen fon (TCMB’nin vekili olarak) katılım bankası tarafından USD için müşterinin mal aldığı satıcıya murabaha usulüyle ödenir.
  6. Müşteri borcu vadesinde ödediğinde TCMB’ye iletilir. Müşteri, borcunu ödemediği takdirde katılım bankası kefil olarak vadesinde kendisi öder.

DANIŞMA KURULUNDAN GÖRÜŞ TALEP EDİLEN HUSUSLAR:

  1. Yukarıda süreci anlatılan ürün, katılım bankacılığı ilke ve standartlarına uygun mudur?
  2. USD kullandırımlar için geçerli olan yukarıdaki sürece ek olarak EUR kullandırımlarda TCMB’nin bir kar talep etmemesi dolayısıyla katılım bankası, TCMB’den gelen tutarın tamamını müşteri hesabına geçmektedir. Bu işlem katılım bankacılığı ilke ve standartlarına uygun mudur?
  3. USD, EUR veya başka döviz cinsleri için kullandırılan finansmanda katılım bankasının katlandığı operasyonel maliyetlerin karşılığı olarak bir komisyon tahsil edilmektedir. Bu işlem katılım bankacılığı ilke ve standartlarına uygun mudur?
  4. TCMB’den gelen para, kurum hesaplarında bazen birkaç gün kalmakta ve katılım bankası bu paraları kullanmaktadır. Bu işlem katılım bankacılığı ilke ve standartlarına uygun mudur?
  5. İlgili yapıda TCMB’nİn parayı katılım bankasına ödediği gün ile müşterinin başvuru evraklarını teslim ettiği gün arasında farklılık olabilmektedir. TCMB, parayı katılım bankasına ödediği günden itibaren karlılık hesaplaması yapmaktadır. Katılım bankası, işlemlerden alacağı ücretin hesaplamasını nasıl yapmalıdır, paranın hesabına geçtiği günü mü yoksa başvuru evraklarının alındığı günü mü dikkate almalıdır?

KARAR:

  1. Talepte tasvir edilen yöntemin fıkhi açıdan analizi yapıldığında şu şekilde modellenmesi mümkün görülmektedir:Buna göre “Mesela bir fındık ihracatçısı yurtdışından 600 USD tutarında 100 kg ve 180 gün (altı ay) vadeli bir fındık siparişi alır. Bu ihracatçı üreticiden 100 kg fındığı 500 USD bedelle satın almak üzere ön görüşme yapar (ya da üreticiden bu konuda bir vaat/taahhüt alır). Daha sonra bu ön görüşmeyi gösteren proformayı katılım bankasına getirir. Amacı 500 USD bedelinde bir finansmana ulaşmaktır. Bunun üzerine katılım bankası temin edeceği finansmanın asıl kaynağı olan TCMB’ye, Reeskont Kredisi için müşteri adına başvuru yapar. TCMB, katılım bankası aracılığı ile bu ihracatçı müşteriden, ona sağlayacağı 500 USD anapara finansmanı ile 15 USD kar, yani 515 USD karşılığında senet alır. Bu senette borçlu, fındığı iç piyasadan satın almak isteyen müşteridir, TCMB ise alacaklıdır. Ancak bu senet, henüz fındık alımı ile ilgili akit yapılmadığı için müşteri adına kural olarak bir borç doğurmamıştır. Borç, bir sonraki aşamada yapılacak olan murabaha akdinden doğacaktır. Önerilen modelde, faizli bir kredi yerine, fındığın TCMB tarafından katılım bankası aracılığıyla üreticiden alınıp ihracatçı müşteriye satılması yani murabaha modeli söz konusudur.”Kısaca yukarıdaki şekilde tasvir edebileceğimiz bu reeskont modeli, vekalet ve murabaha akitleriyle ilgili şartlara da uyulmak kaydıyla katılım bankacılığı ilke ve standartlarına uygundur.

    Gerekçe:

    Söz konusu üründeki reeskont işlemi murabahaya dönüşmüştür. Burada katılım bankası murabaha alım satımında TCMB’ye vekil iken aynı zamanda murabaha akdine kadar da müşterinin vekili gibi davranmaktadır. Ayrıca katılım bankasının müşteriye kefil olması, bir kişinin diğer bir kişinin satım akdinden doğan borcuna kefil olması mahiyetindedir.

  2. EUR kullanımlarında EURIBOR oranlarının da bir sonucu olarak TCMB’nin bir kar talebinin bulunmaması durumunda, gerçekleşen işlem TCMB ile ihracatçı arasında bir tür tevliye akdi olup söz konusu işlem, İslam hukukunun gerekli gördüğü diğer şartları da taşıması kaydıyla fıkhi açıdan uygundur.

    Gerekçe:

    Tevliye akdi, satın alınan bir malı maliyet fiyatı belirtilerek ve üzerine kar ilavesi olmaksızın satma işlemine denir. TCMB ve ihracatçı arasında katılım bankası aracılığıyla gerçekleşen bu ilişki, işleyiş süreci ve sonuçları bakımından tevliye akdiyle örtüşmektedir.

  3. Operasyonel maliyetlerinin karşılığı olarak katılım bankasının komisyon tahsil etmesi, katılım bankacılığı ilke ve standartlarına uygundur.

    Gerekçe:

    Zira burada vekaletle iş görme akdi söz konusu olup böyle bir akitte vekilin ücret alması caizdir.

  4. TCMB’den gelen paranın katılım bankası hesaplarında bazı durumlarda birkaç gün kalabilmesi ve bu sürede katılım bankasının bu paraları kullanması, -ilgili mevzuatta ve/veya sözleşmede bunu engelleyici bir hüküm bulunmaması halinde- katılım bankacılığı ilke ve standartlarına aykırı değildir.

    Gerekçe:

    Katılım bankasının vekil ve aracı sıfatıyla elinde bulundurduğu bu para, İslam hukukundaki klasik vedia ile elde tutulan para ve mallar gibidir. Kural olarak vedia olarak elde tutulan bir parayı elinde bulunduranın onu kullanması yani tüketmesi durumunda emanet niteliğindeki bu paranın hasar sorumluluğunun onu tüketen/kullanan kişiye geçeceği kabul edilmiştir. Ancak katılım bankası nezdindeki hesaplarda sürekli olarak bu paranın yerine ikame edilecek para bulunduğu için, katılım bankasının söz konusu bedeli özel bir hesapta adeta “fert olarak tayin edilmiş bir nesne” olarak tutmasını ve bunu tüketmemek için bir çaba sarf etmesini gerektirecek bir yasaklık hükmü söz konusu değildir.

  5. Katılım bankasının alacağı vekalet ücreti, tarafların karşılıklı rızalarına dayalı olarak belirlenir.

    Gerekçe:

    Katılım bankasının ihracatçı müşterisinden alacağı komisyon bedeli, vekalet niteliğinde bir aracılık hizmeti gereğidir. Vekalet akdinde söz konusu olan ücret tarafların rızasına bağlı olarak belirlenir.